ABD’nin 250. Yılı
Deutsche Bank Research Institute tarafından kaleme alınan “ABD’nin 250. Yılı – ABD neden bu kadar başarılı oldu ve bu başarı devam edebilir mi?” adlı raporun öne çıkan kısımları aşağıdaki gibi. Rapor özellikle gelecekte Çin’in yükselişi ve bir süper güç olarak ABD’nin geleceği hakkında düşünmeye sevk ediyor. Bu açıdan yararlı olacağını ümit ediyorum.
Rapor öncelikle ABD tarihsel olarak nasıl başarılı oldu,
hangi temeller etrafında müreffeh bir ülke konumuna yükseldi bunun analizini
gerçekleştiriyor. İşte ABD’nin başarısının 10 temel
taşı:
- Siyasi ve kurumsal
istikrar
- Coğrafi avantaj
(Ortadoğu’dan uzak konumda 😊 )
- Enerji kaynakları
açısından zenginlik (net petrol ihracatçısı)
- Avrupalı güçlerin
özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan sonra gerilemesi
- Ölçek ekonomisi
- Finansal derinlik
- Eğitim ve Araştırmada
Liderlik
- İş odaklı bir mevzuat (
iflas etsen bile otorite hoşgörü gösteriyor; tam tersine Avrupa’da iflas
demek kredibilitenin sıfırlanması ve birçok haktan mahrum kalmak demek)
- Pragmatist politikalar
(serbest ticaret de yapıyor korumacılık da)
|
Beklenti |
|
|
Yapay Zeka (YZ) |
2025'te ABD'nin özel YZ
yatırımları 285 milyar dolara ulaşarak Çin'in 20 katı üzerine çıkmıştır. Bu,
yeni bir verimlilik dalgasının habercisidir. |
|
Demografi |
Çin ve Avrupa'nın çalışma çağındaki nüfusu 2030'larda
daralırken, ABD normal göç trendleriyle ılımlı bir büyüme sergileyecektir. |
|
Verimlilik |
Pandemi sonrası ABD'nin toplam
faktör verimliliği artışı, 1970 ortalamasının üzerine çıkarak diğer G7
ülkelerini geride bırakmıştır. |
|
Sermaye Piyasaları |
ABD, küresel borsa değerinin yaklaşık yarısını temsil
etmektedir. Alternatif rezerv arayışlarında sermayenin büyük kısmı hala
altına veya dolara yönelmektedir. |
Ancak bu noktada birkaç eleştiri
yapmak gerekiyor, şahsen raporun yazarlarına katılmakla birlikte aşağıdaki
kısımları atlamamak lazım:
- ABD’nin kamu borcu
sürdürülemez seviyelerde, aynı zamanda herhangi bir anlaşma ufukta yok. Artan
kamu borcu sermaye piyasalarında nasıl bir etki uyandıracak?
- ABD’ye nitelikli göçle
birlikte rakiplere karşı ılımlı üstünlük sergileneceği belirtilse de Trump’ın
göçmen karşıtı politikaları malum. Böyle bir göçmen karşıtı politika yeni
yetenekleri nasıl çekecek?
- Her ne kadar yapay zeka
ile verimlilik ciddi şekilde artacak olsa da “Engels'in duraklaması”
terimini hatırlamak faydalı olacak. İngiltere’de sanayi devrimi ortaya
çıkınca da benzer bir tablo ortaya çıkmıştı; bu ortaya çıkacak tablo ise
şu yapay zeka ile bir işsizlik dalgası olacak ve kamunun vergi
gelirleri düşecek. Sonuç itibariyle devletin en büyük vergi kaynağı
bireyler, sermaye sınıfı değil. Yapay zeka da verimlilik artışına neden
olacak ancak oluşacak zenginlik sermaye sahiplerine gidecek. Nitekim
işsizlik artacak.
Raporun ful versiyonuna bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.